3 Mayıs 2013 Cuma

Öğrencileri Çok mu Zorluyorum Acaba?

Sevgili Öğrencilerim

Son sınavlardan sonra öğrencilerden şahsen duyduğum ya da bazı öğrencilerimin mesai arkadaşlarıma yakındığı bir konu hakkında sizlerle paylaşımda bulunmak istedim. Öğrencileri çok zorladığım konusu!!
Öncelikle sınavda şu ana kadar anlatmadığım herhangi bir konuda soru sormadım, aksine özellikle soracağım dediğim yerlerden sorular sordum. Dahası size özel bir muamele söz konusu değil, örneğin yıllardır sorduğum ve derslerde de soracağımı belirttiğim kaynakça hazırlama sorusunu sordum, ki bu kaynakçadaki bazı maddeler yıllardır noktasına ya da virgülüne dokunmadan sorularda kullandığım maddelerdir.
Bu durumda ben çok değiştiğimi söyleyemeyeceğim. Ama yeni gelen kuşakların farklı değerlerle yetiştiğini ve kendi kuşaklarının değerlerinin onları bu değerlendirmeye ittiğini düşünüyorum. Yeni kuşağın değerleri nelerdir eminim siz benden daha iyi bilirsiniz.  Ama distracted generation bu kuşağa verilen isimlerden sadece birisi. Bir mesaj bombardımanı altında yaşayan, sosyal medya bağımlısı, ama herhangi başka bir işe uzun süre odaklanamayan ve derslerde bile bundan vazgeçemeyen bir kuşak var karşımızda. İhtiyacı kadar çalışan, herhangi bir konuda wikipedi deki bilgileri ya da youtube'da izlediği 6 dakikalık bir videoyu yeterli bulan bir kopyala-yapıştır nesli. Bilgiye bu kadar erişim sahibi ama kullanmayı gereksiz bulan bir kuşak. Emek vermeyi bilmeyen ya da istemeyen bir nesil, ama emek vermeden başarı istemek biraz haksızlık değil mi?
Bu konuda zihin açıcı ve güzel bir yazı için;  Çile bülbülüm çile

Bunun üzerine bir de "benim çocuğum özel" diyen anne babaların yetiştirdiği özel çocuklarla karşı karşıyayız sanırım. Evet her insan kendi dünyasının merkezindedir, ama etrafta başka dünyalar olduğunu da unutmamalı sanırım. Ortaöğretimde çalışan arkadaşlarımdan böyle ebeveynleri duyardım, her fırsatta "siz bu çocuklardan ne istiyorsunuz, onları neden zorluyorsunuz" diyen ve okulu basan ebeveynleri. Eh böyle ebeveynlerin çocukları da  herhangi bir sorumlulukla karşılaşmadan, sınır ya da sıkıntıyla karşılaşmadan büyüyen çocuklar sanırım. İlk sıkıntıda da meseleyi ailesine havale eden ya da daha kolaycı bir şekilde başkalarının üzerine atarak kendini rahatlatan bir kuşak.  

Bu konuda zihin açıcı ve güzel bir yazı için Yediği önünde yemediği ardında

Söyleyeceklerim bu kadar, ofis saatlerimde her zaman olduğu gibi sizleri dinlemek için hazır olacağım. Neler diyeceğinizi merak ediyorum. 


2 Ocak 2013 Çarşamba

Mutlu Yıllar

Sevgili öğrencilerim, 2013 yılı savaşlardan, sömürüden uzak, insanlığa barış, sizlere de başarı getiren bir yıl olsun, her şey gönlünüzce olsun ama ne olursa olsun illaki, ve illaki... 

Sağlık Olsun


Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine..
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun,masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

Can Yücel

5 Haziran 2012 Salı

Sevgili Mezunlarımız

Sevgili Mezunlarımız

Sizleri uğurlamaya gelemediğim için üzgünüm, binişim arabamın bagajında hazırdı, işim biter bitmez gelmeyi planlıyordum, ama yöneticisi olduğum panel planladığımızdan çok daha uzun sürdü.

Sizlere öğüdüm sevdiğiniz işi yapın, hayatınızı kendi hedefleriniz doğrultusunda  yaşayın çünkü diğerlerinin beklentileri biraz bekleyebilir; hayatı yaşamayı da fazla ertelemeyin çünkü çok hızlı geçer; doğruluktan ayrılmayın ve kariyerinizde ilerlerken gelişmelerden bizleri de haberdar etmeyi unutmayın.

Yardıma gerek duyduğunuzda da her zaman arayın.

Hepinizin yolu açık olsun.

5 Eylül 2011 Pazartesi

III. Kamu Politikaları Çalıştayı Programı

Sevgili Öğrencilerimiz

III. Kamu Politikaları Çalıştayının programına aşağıdaki adreslerden
ulaşabilirsiniz. Sizleri de bölümümüüzn düzenlediği bu bilimsel etkinliğin katılımcıları arasında görmek dileğiyle.

http://kamupolitikalari.blogspot.com/

http://w3.balikesir.edu.tr/~gorhan/program.doc

http://bandirma.balikesir.edu.tr/duyuru2/dosyalar/program.doc